|
Quote of the Moment:
|
When anger enters the mind, wisdom departs.
— Thomas Kempis |
|
|
HACKED BY GONZALES |
|
|
|
HACKED BY GONZALES |
|
Abram by Cary Cook |
|
|
HACKED BY GONZALES |
|
LAN ERMENİLER GÖTÜNÜZMĞ KALKTI LAN AMERİKAYI ARKANIZA ALDIĞINIZIMI SANIYORSUN SEN TÜRK GEÇLERİ VAR BURDA BİZ OLDUKÇA TÜRKİYE MEZAR SİZE SOYKIRIM FALAN YOKTUR ASIL SOYKIRIM SİZSİNİZ O.Ç LARI |
|
|
HACKED BY GONZALES |
|
HACKED BY GONZALES |
|
|
|
HACKED BY GONZALES
|
Warning: getimagesize(./images/main_page/vprotest.jpg) [function.getimagesize]: failed to open stream: No such file or directory in /home/hglee/public_html/index.php on line 49
HACKED BY GONZALES | VProtest
|
|
|
HACKED BY GONZALES
Posted by hglee on: Monday 09 November @ 15:58:20 (read: 53 times)
|
ERMENİLER 15 BİN ESİR TÜRK ASKERİNİ KÖR ETTİ!..
Mısır'daki kampta askerleri kobay olarak kullandılar.25 Eylül 2008 Perşembe 03:06İngilizler'e esir düşen 15 bin Türk askerinin, Ermeni doktorlarca "fenni temizlik" bahanesiyle "cerasol" katkılı su tanklarında banyo yaptırılarak gözlerinin kör edildiği ortaya çıktı.
Bu iddiaları ortaya atan tarihçi Cezmi Yurtsever, "Toroslar'da Görüşürüz" kitabını hazırlarken, korkunç gerçeklerle karşılaştığını belirtti. Yurtsever çarpıcı olayı şöyle anlattı: "1917de Osmanlı ordusu Gazze-Birüssebi Savaşı'nda ağır bir yenilgi aldı. 13 bin Türk askeri hayatını kaybetti. Arabistan cephesinde 150 bin asker İngilizlere esir düşmüştü. Ve Türk askerleri için Mısır'da esir kampları kuruldu.
Türk Tarih Kurumu arşivinde bulunan 27 Mayıs 1921 tarihli oturum zabıtları belgelerini okudum. Edirne mebusları Faik ve Şeref beylerin Atatürk'e sundukları belgede, (Mısır'da sonuçlandırılan İngilizlerin 'fenni temizlik' bahanesiyle 'cerasol' banyosuna sokarak gözlerini kör ettikleri 15 bin evladı kobay olarak kullandıkları ve faillerin cezalandırılmasını isteriz" sözleri yazılıydı."
İnsanlık tarihinde eşi duyulmamış böyle bir olay olduğunu belirten Yurtsever sözlerini şöyle sürdürdü; Bu olay 'savaş suçu' olduğu kadar insanlık onurunu ayaklar altına alan vahşi bir uygulamaydı. Bu uygulama Ermeni doktorlarının gözetiminde yapıldı. Konuyu gündeme getiren milletvekilleri olay öncesi işgal İstanbul'unda birbirine tutunarak yürümeye çalışan çok sayıda askerin perişan halini görmüşlerdi. Aynı manzara Anadolu'nun her yerinde de yaşanıyordu."
|
|
Read More... | 2204 bytes more | |
|
Sözde Ermeni Soykırımı
Posted by hglee on: Thursday 05 November @ 11:13:09 (read: 61 times)
|
Biz utanılacak bir şey yapmadık
soykırım yapmadık
vatan savunduk
Çanakkale cephesinde Anzakları nasıl karşıladıysak, Doğu cephesinde de bizi arkadan vuranlara aynı muameleyi yaptık. Bu bir savaştır. Savaşlarda hiç kimse öldürülmekle övünmez, öldürmekle övünür. Çünkü savaş, düşmanı imha ederek kazanılır. Düşmanı İzmir de denize dökmekten utanıyor muyuz ? Aynı tavır, Doğu cephesi içinde geçerlidir
Karlar eridi yollar açıldı
çoğunluğunu gönüllü Ermenilerin oluşturduğu Rus ordusu Vana doğru harekete geçti
Ne tesadüftür ki aynı gün Van da büyük bir ermeni ayaklanması başladı
Müslüman mahalleleri ateşe verildi
Ermeni çeteleri 17 mayıs günü kenti Müslümanlardan temizledikten sonra Rus ordusuna teslim etti
Ermeni gönüllülerden oluşan Rus ordusu batıya ilerleyişini sürdürdü
Tarihler 5 kasım 1914
Yunanistan, Suriye toprakları içinde bulunan 35.000 kadar gönüllü Ermeni ye 15.000 Tüfek 2.000.000 mermi yollamıştır. (hatırlayın zamanında PKK ya subaylar gönderip teröristleri yetiştirdiği gibi o zamanlarda da ermeni asileri beslediler
)
Ermeni çetelerine silah gönderen Yunanistan 1919 yılı Mayıs ayında İngilizlerden aldığı modern silahlarla İzmiri işgal edecektir
Hatta bu işgal sırasında ermeni gönüllü birlikleri de yunan kuvvetlerinin safında yer almıştır
Şimdi önemli bir belgeyi sizlere sunacağım
Tarih 14 Kasım 1914
Yani birinci paylaşım savaşına gireli 12 gün olmuş
Samsunlu bir Ermeninin ABD deki arkadaşına yazdığı mektup ihaneti bütün açıklığıyla gösteriyor
Sevgili kardeşim,
Geçen hafta gönderdiğim mektupta Ermenilerin Van tarafından hücum ederek Türk ve Kürtleri büyük kayıplarla gerilettiklerini yazmıştım
Bu haftaki havadislere göre, bir hayli Ermeni, Türklere karşı savaşmak üzere Rus ordusuna kaydolmuşlar
İngiliz ve Fransız donanması Çanakkale, Rus donanması da Karadeniz Boğazlarını topa tuttular
Zaten Çanakkalenin istihkamının çoğu yıkılmıştır
Bu durum İngiltere Başkanı Lord Asquitin dediği gibi Türklerin yalnız Avrupa dan değil, Anadolu dan dahi def edileceğini ispat ediyor
Bu muharebe Türklerin mağlubiyetiyle neticelenecek olursa, Ermeniler refah ve saadete kavuşacaklar ümidindeyim. Zira Rusların ve İngilizlerin verdikleri sözlerden cayacaklarını sanmıyorum
Mihran Nahaydiyan
14.11.1914
Bundan daha büyük bir ihanet olabilir mi ?
Dünyanın neresinde, hangi devlet kendi içindeki bu tür hareketlere izin verir. Hangi devlet isyan edenleri, dış güçlerle işbirliği yapan hainleri besler
Kanınızı donduracak, tüylerinizi diken diken edecek bir belge daha
dikkatlice okuyun lütfen
Basar-Geçardaki Türk nüfusunu ayırt etmeden imha ettim
Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya. Bu köpeklere karşı en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukarıdan ağır kayalarla ezmek
Bende öyle yaptım
bütün erkekleri, kadınları ve çocukları topladım
attığım kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim
(Bir taşnak subayının 1920 yılında Beyazıt- Varam Bölgesinden yazdığı rapordan
)
Keğam Karabetyan bir Ermeni Avukat. Bakın ne diyor
Rus ordusunun kıyafetlerini Ermenilere giydirmek suretiyle onları maşa olarak kullandılar
Amerikalı ünlü Tarihçi Prof. Jastin McCarty Ermenilerin ihanetiyle ilgili bakın ne diyor
Ermeniler, Rusların tarafına geçtiler
Rehberlik, casusluk yaptılar
Türk halkına eziyet ettiler
Yukarıda size bir soru sormuştum
hainleri hangi devlet besler, ihanete hangi devlet göz yumar diye
Bakın İsviçre de bu işler nasıl hallediliyor
İsviçre eski milletvekili Guillaume Albert Houriet:
Savaştaysanız ve ülkenizde karışıklık çıkartanlar varsa, katliamlar yapılıyorsa hangi ülke olursa olsun devlete karşı savaş sırasında bu suçları işleyen idam cezasıyla cezalandırılır
Oysa şunu rahatlıkla söyleyebilirim
Türkiye de sadece Tehcir gerçekleşti
Biz utanılacak bir şey yapmadık
soykırım yapmadık
vatan savunduk
Çanakkale cephesinde Anzakları nasıl karşıladıysak, Doğu cephesinde de bizi arkadan vuranlara aynı muameleyi yaptık.
Bu bir savaştır. Savaşlarda hiç kimse öldürülmekle övünmez, öldürmekle övünür.
Çünkü savaş, düşmanı imha ederek kazanılır. Düşmanı İzmir de denize dökmekten utanıyor muyuz ? Aynı tavır, Doğu cephesi içinde geçerlidir
|
|
Read More... | 13174 bytes more | |
|
HACKED BY GONZALES
Posted by hglee on: Monday 03 August @ 13:29:00 (read: 95 times)
|
HACKED BY GONZALES | VProtest
|
|
Read More... | 1079 bytes more | |
|
Ermeni Soykırımı İddiası
Posted by hglee on: Tuesday 28 July @ 07:02:56 (read: 116 times)
|
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir hal alır. M.Kemal ATATÜRK
Amerikayı yeniden keşfetmeden öncelikle bir liste ile başlamam lazım yazıma. Amerika tasarıyı tanıyan ne ilk ülke ne de son ülke olacak. Amerikadan çok önce tanıyanların listesine bir bakalım. Listede bulunan ülkelerde bu tasarıya kabul oyu verenlerden de görüleceği gibi, alınan kararlar tamamen siyasidir. Siyasetçiler var olduklarından bu yana özellikle de bizim ülkemizde de doğruyu yapmak adına pek adım attıkları görülmemiştir.
Sözde Ermeni Soykırım Tanıma Tasarısını Tanıyan Ülkeler
1. URUGUAY : 1965, 2004, 2005 olmak üzere üç kez Ermeni soykırımı iddialarını kabul etti.
2. KIBRIS RUM KESİMİ : 1982 yılında soykırım iddialarını kabul etti.
3. ARJANTİN : Ermeni soykırımını tanıma tasarısı 1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007′de gündeme geldi ve hepsinde de kabul edildi.
4. RUSYA : Önce 1995′te sonra da 2005′de soykırımı kabul etti.
5. KANADA : 1996, 2000 ve 2004′te gündeme geldi ve her üçünde de kabul edildi.
6. YUNANİSTAN : 1996′ta soykırımı tanıdı.
7. LÜBNAN : 1997 ve 2000′de soykırımı tanıdı.
8. BELÇİKA : 1998′de tanıdı.
9. İTALYA : 2000′de Ermenilere yönelik soykırım yapıldığını kabul etti.
10. VATİKAN : İtalya ile aynı yıl 2000′de kabul etti.
11. FRANSA : 2001′de Ermeni soykırımını tanıdı.
12. İSVİÇRE : Soykırım iddialarını 2003′te kabul etti.
13. SLOVAKYA : 2004′te tanıdı.
14. HOLLANDA : 2004′te kabul etti.
15. POLONYA : 2005′te kabul etti.
16. ALMANYA : 2005′te kabul etti.
17. VENEZUELLA : 2005′te kabul etti.
18. LİTVANYA : 2005′te kabul etti.
19. ŞİLİ : 2007′de kabul etti
Amerikada uzun zamandır gündeme gelen giden tasarı sonunda muradına ererek altkomisyonmudur tam olarak bilmiyorum bir komisyondan geçti. Burada alınan kararı son dönemde Türkiye ile ilişkiler noktasında Türkiyeye ayağını denk al, yalnızlaşıyorsun ve çıkmayan 1 Mart teskeresininde acısının yüklü olduğu mesajının yanında içerde de Başkanları Obamanın gücününde kırılmış olduğu ve eski rüzgarını kaybetmiş olduğunun yüklü olduğu, bir taşla iki kuş mesajı vardır bence.
Peki Türkiye ne yapmalıdır?
Hemen bir II.One Minute (Van minit) çıkışı olmazsa olmaz olacaktır. Gayet sert demeçler verilecek, Amerikaya asıl sen ayağını denk al denilecektir. Akabinde meclisde sendeki soykırımlar bendekilerin yanında hiç kalır babında siyahların soykırımı, kızılderili soykırımı vb.. tasarıların getirilmesi fikirleri aklı kendinden menkul padişahım çok yaşacılar tarafından dillendirilecektir. Aradan bir süre geçtikten sonra, merak etmeyin gene unutulup gidilecektir.
Bu arada basından bazı kıl payı geçti, aşağıda geçti ama yukarıda tutacaklar gibi Amerikan tekelinden çıkma ihtimalinin korkusunu barındıran mesajlarda ayrıca ilgimi çekti diyebilirim. Bu tür mesajların altında fikren nereye tabi olduğunun yüklü olduğunu görmek gerekir diye düşünüyorum. Bazı aklı evvelerde yine misillime olarak İncirliği kapatmaktan bahsedecektir. Bende kapatılmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Lakin 1.One Minute seferinden sonra İsraille ilişkilerini arka plandan tam gaz devam ettiren bu hükümetin böylesi bir adım atacak ne kudreti ne de canım ülkemin bu kadar dış borçla, ekonomik dengesizlikle mecali vardır. Gerçeği de görmek gerekir.
O zaman ne yapılacaktır. Kuru naradan öteye birşey değişmeyecek, son zamanlarda öğrenmeye başladığım satrançda ki al taşımı ver taşını şeklindeki sadece boşa kılıç sallamadan başka birşey olmayacak, alan biraz daha boşacalak bundan sonraki hamleler daha dikkatli atılmak durumunda kalacak ya da hamlesiz bir ortama doğru geçilecek belki de oyun bu açıdan kilitlenecektir. Çünkü stratejik diğer konular kadar özel olmayan Ermensitanın ortamda bu kadar gerileme sebep olmasının önü en azından bir süre kesilmiş olacaktır.
İnsanlık var olduğunda bu yana ilk hatırlanan şey Kabilin kardeşi Habili öldürmesi olayıdır. İnsanlık tarihini şöyle geriye doğru tararsanız hatırlananların, yazılanların büyük çoğunluğunun savaşlardan, kıyımlardan ibaret olduğunu görürsünüz. Her ülkenin ya da milletin geçmişinde bir takım olaylar yaşanmıştır. Günümüzdeki olaylarda yarın için geçmişte birer parça olarak yerini almaya hergeçengün devam etmektedir. Yazımın en başında ki sözdeki gibi yazanlar yapanlara sadık kalmadıkça, hadiseler şaşılacak noktalara insanlığı sürükleyecektir. Her toplum kendi geçmişindeki bu noktalarla öncelikle kendi içinde yüzleşmesi öncelikle kendine olan saygısı daha sonrarısında ise insanlığa karşı olan sorumluluğudur. Bunu yaparkende tarihi gerçekleri net olarak ortaya koyarak yapabilmeli ve bu dirayeti göstermelidir. Gerçeği eğip, bükerek ya da olmamış gibi göstererek sadece yapanlara ihanet etmekle kalmadığı gibi geleceğini şekillendirme noktasında hep sakat bir tarafıyla ilerlemeye çalışacak ve eninde sonunda o noktasından tökezleyecektir.
Bizler diğer ülkelerin siyasi amaçları uğruna kabul ettikleri böylesine tasarıları gündemimize almamıza, bizim meclismizde tasarılaştırmamıza amiyane tabirle sidik yarışına döndürmemize, tarihe olan saygımızdan ötürü gerek yoktur. Bu tip hadiselerde tarihsel hafızamda hep şu olayı hatırlarım.
Tarih 10 Eylül 1922′dir. İzmir işgalden kurtulmuştur. Mustafa Kemal Kemalpaşadaki karagahından İzmire gelir. Konaklayacağı köşke yöneldiğinde yüzü asılır. Çünkü, geçeceği yerde boylu boyunca bir Yunan Bayrağı serilidir. Karşılayıcılara bunun nedenini sorar. Onlar da, Yunan Kralı Konstantinin 1921 yılında İzmire geldiğinde bu köşkte ağırlandığını; yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini anlatırlar.
ATATÜRKün yanıtı kısa ve kesindir: Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü, bayrak bir milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam diyerek, yerdeki bayrağı kaldırtır. Köşkün bembeyaz mermerlerinde ilerleyerek, içeri girer.
Yukarıda liste halinde sunduğum devletler hata etmişler ve tarih karşısında kendi kendilerini hatalarıyla tescillemişlerdir. Bizim ise aynı hataya düşmemize gerek yoktur. Biz kendi hadiselerimizde başka ülkelerin değerlerinden, kriterlerinden önce kendi içimizde hesaplaşmamız, ilerlemek adına yapmamız gerekenler listesinin en başındadır.
Bir soru = Diaspora her ülkede bu kadar etkin olduğunu, ekonomik olarak güçlü olduğunu yukarıdaki listeden zaten göstermektedir. Neden yoksullukla boğuşan Ermenistana soykırım fikrine sahip çıktığı kadar sahip çıkmamaktadır?
|
|
Read More... | 17554 bytes more | |
|
HACKED BY GONZALES
Posted by hglee on: Wednesday 08 July @ 10:12:00 (read: 128 times)
|
HACKED BY GONZALES
|
|
Read More... | 36 bytes more | |
|
hacked by gonzales
Posted by hglee on: Saturday 15 November @ 13:32:35 (read: 1450 times)
|
HACKED BY GONZALES
|
|
Read More... | 36 bytes more | |
|
|
|